| |
|
KARDEŞLER ARASINDA KISKANÇLIK:Alman
Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk, kardeş kıskançlığının
nedenini anlattı:
"Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin
bölünmesi korkusu yatmaktadır.Yeni doğan kardeş, büyük çocuk için adeta
bir kumadır.
Yani, anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak
zorundadır. Ancak bu durum o kadar da kolay değildir. O ana kadar anne ve
babanın ilgi odağı olan kişi kendi olmuştur.
Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı ikilemli duygular hisseder, sevgi ve
nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi ya da sevmek zorunda
olması çevre ve anne, baba tarafından çocuğa benimsettirilmiş gibidir.
Küçük kardeşini sevmediğini söylerse, anne, baba ve çevre tarafından
ayıplanacak, eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır.
O zaman alkışı almak, yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini
zorlar. Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır. Taşıyamayacak
olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder, ağlayınca ilk önce o
koşar. Elbette ki anne ve babası onun bu davranışlarını beğenecek ve
onurlandıracaktır, başka türlü olamaz.
Sevgisi o kadar taşmaktadır ki küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve
küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle
azarlar. İşte yine günah keçisi olmuştur. Oysa ki sadece küçük kardeşini
ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile. Onu anlayan
yoktur...
Artık anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya kardeşi ve kendi
için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya
başlar. Artık ateşkes bozulmuştur ve savaş ilan edilmiştir."
Çocuklar karşılaştırılmamalı
Psikolog Özge Türk, bu tip durumlarda anne ve babanın her iki kardeşe olan
yaklaşımlarında çok dikkatli olmaları gerektiğini açıkladı:
"Öncelikle her iki kardeş arasında mukayese yapmamak gerekmektedir. Her
çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. O
zaman aralarında mukayese, ancak birbirleri arasında rekabete neden olur,
başka bir işe yaramaz.
Anne ve baba her iki çocuğa da sevgilerini göstermelidirler. Bazen
ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar. Örneğin, anne yeni doğanla,
baba büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir.
Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve
ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi, ortak ve paylaşılabilen bir duygudur
ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmedir."
Kardeş hakkında bilgi verilmeli
Yeni doğan dünyaya gelen bebekle ilgili büyük çocuğu bilgi verilmesi
gerektiğine de değinen Psikolog Özge Türk, büyük çocuğun doğacak olan
kardeşe hazırlanması gerektiğine değindi.
Psikolog Özge Türk, kardeş dünyaya geldikten sonra ise büyük çocuğa ufak
sorumluluklar verilmesi gerektiğini açıkladı:
"Onun değerli ve işe yarar hissetmesini ve ağabey, abla olduğunun
bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar, çocuk yardım
etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek çocuğu engeller ya da
gereksiz yere azarlarlar.
Bu gibi tutumlar, çocuğun benlik saygısını zedeleyecek ve yalnızlığa
sürükleyecektir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak
gerekmektedir."
Önemli olan takım ruhu yaratmak
Psikolog Özge Türk, her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamanın, hep
birlikte bir yere gitmenin birlik ve beraber olma duygusunu pekiştirdiğini
ve kardeşlerin takım ruhu hissetmelerini sağladığını açıkladı:
"Bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde, yürümeye
başlayıp, konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda
anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar
kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri
için bırakmak gerekmektedir.
Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip, problem yorumsuz olarak
tanımlanabilir, bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için
açık kapı bırakılmış olur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak
"Şikayet etmek yok!" denilebilir.
Ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır. Çocukların ayrı ayrı bireysel
özellikleri tanınmalı, kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve
zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir.
Daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır. Kıskançlık
doğal bir duygudur. Anne ve babanın kardeşler arasındaki bu duyguyu
reddetmek yerine kabullenip, onları anlamaya çalışması çocukları
rahatlatır ve güvenli bir ortamda hissetmelerini sağlar."
|
|
|